top of page

Her Evin BAHAR'ı


Uzaklardan yakınlara...

Yakınlardan uzaklara...

Türk kahvemi içiyordum bu sefer sevgili okuyucu, kuşlar ise balkonumda cilveleşiyordu bu sırada.

Tez okumalarıma devam etmek için balkondaki kuşlardan gökyüzüne sektirdim bakışlarımı. Ne göreyim! Gökyüzündeki maviliğe biraz grilik bulaşmış. Bulutların arasından sızan ise açık bir lila.

Tango vakti mi gelmiş ne? Böyle güzel bir gökyüzü sadece Anna Karenina'nın dünyasında olabilir sanki.

Bu düşüncelerin üstüne sakin olmayan adımlarla çalışma odama koştururken büyük kedim Merlin ve küçüğü Aşil "Yine mi yiiiiaaa!?" bakışlarıyla beni takip etti. Pikapımın iğnesini düzelttikten sonra Cafe de Paris plağımı çaldırdım. Ve müzik! Edith Piaf'ın sesi eşliğinde çalışma masamın tozunu aldım ( odanın kapısını açmayalı epey olmuş, danışmanım duymasın.) 14 şubattan kalma vazodaki çiçeklerimin bazıları boynunu bükmüş. Bazılarıysa geldiğime sevinircesine en sevdiğim renkleriyle bana kucak açmışlar! Şu renklerin güzelliğine bakar mısınız?






Papatyalar biraz küsmüş olabilir ama bu onların güzelliğinden bir kayıp olduğu anlamına gelmez.

Çiçeklerin rengarenk oluşu size baharı anımsatmıyor mu? Sıcak ama yakmıyor, serin ama üşütmüyor. Renkli bluzlar ve blue jeanler, beyaz spor ayakkabı mood!

Fakat topuklu ayakkabıların huzuru baharın ötesinde bence. Sanki bir mücadelenin zafer yürüyüşünü temsil ediyor gibi. Elbette abartıyorum. Konumuz gerçeklikse ancak o zaman bu durumun varlığını kabul edebiliriz :)

Hazır bahar demişken...

Bahar dizisine başladım bugün. Benim gibi sizlerde tv izlemiyorsunuz değil mi? Yaaaniii arada ses olsun diye dediğinizi duyar gibiyim. Arada bir elbette göz gezdiriyorum bende fakat dizileri genelde Murat Soner'den takip ediyorum. O yüzden Bahar dizisinin incelemesini yaparsa hemen izlememeyi düşünüyorum. İzleyenler farkındadır, bu dizi Demet Evgar'ın canlandırdığı karakterle umut oldu. Hepimiz bir yerlerde, Bahar ismini taşımasa bile Bahar karakterini taşıyan kadınlar tanıyoruz.

Umutsuzluğunu mutlu olarak gizlemeye çalışan Baharlar kendileri hariç herkesten umutlular.

Çevresindeki insanlara gösterdikleri alaka o kadar fazla ki günün sonunda kendilerini unutarak uyuyorlar. Koyu halkalarla şişmiş göz altları eşlik ediyor onlara. Günün yorgunluğunu bulaşık makinesine diziyorlar. Müzik değil eşyalarının yerinin bulamayan eşlerini ve çocuklarını dinliyorlar. Dinlemek zorunda oldukları kayınvalideleri de olabiliyor Baharların. Fakat uyanamıyorlar bir türlü. Güne hep başkalarına gün aysın diye başlıyorlar. Kaz ayakları biraz daha erken ziyaret ediyor onları bu yüzden. Ocaktaki yemekleri taşsa bile sabırları taşmıyor.

Başkalarının hayali gerçekleşirken hayal kurmayı unutuyorlar. Hevesleri mi? Onlar kursağa takılan lokma olarak kalıyor.

Düzene yabancılaşan Baharlara tekrar çiçek açabilsinler diye umut tohumları ekiyor Bahar dizisi.

Kendi renklerini bilen kadınların zerafeti neşesiyle çoğalır. Hayata kendi için başlayabilenlerin seveceği bir türde bu dizi.

Diziyi izlerken değişen duygu hallerimize bakılırsa nitelikle seçilmiş bir oyuncu kadrosu var karşımızda. Dizinin sekanslarının bütünü incelikle tamamlıyor oluşu ise ekrana kilitliyor bizi. Tam yerinde giren o şarkılara ne demeli peki?

Mükemmel...

Evet mükemmel diyebiliriz bence. Dizi sonraki bölümler için ipucu bırakıyor mesela. İzleyici kitlesinin zekasına güvenen bir diziyle karşılaşmak beni mutlu etti elbette.

Mesele Evren doktorun Bahar ile ortak bir geçmişin izlerini taşıyabileceği ihtimali beni heyecanlandırıyor, Senarist arkadaşım bu heyecan biraz daha sürebilir miiii?

Uyarlanan diziler arasında top 1 'e Bahar girer bence. Uyarlama deyip geçmek doğru değil bence. Bir noktada Bahar'ı komşularımızdan, ailelerimizden, eş-dosttan tanımıyor muyuz? Saçlarını süpürge eden kadın temsili var bu dizide. Sadece uyarlama denmesine karşıyım :)

Bu dinamik dizi günümüzün sorunlarına karşı adeta bir katalizör görevini üstleniyor.

Okuduğunuz üzere diziyi çok sevdim. Emeği geçen herkesi gönülden tebrik ederim.

Eğer tüm Baharlara seslenebilseydim "Kendi çiçeklerinizi almak için takırdatın topuklu ayakkabılarınızı!" derdim.

XoXoxo

1 yorum

1 Comment


cananomrum400
Feb 25

Çok güzel yorumlamışsınız saadet hocam kendi çiçeklerimizi almak bazen çok zorlu yollardan geçiriyor ama takırdatalım topukları yolumuz uzun... Yüreğinize saglık...

Like
bottom of page